.jpg)
Biyolojik saat gün ışığından etkilenir
Sirkadiyen ritm adı verilen günlük ritm; insanlarda uyku- uyanıklık döngüsü, duygu durum, hormon düzeyleri ve vücut sıcaklığı gibi pek çok işlev gerçekleştirir. Biyolojik saat olarak da tanımlanabilecek bu ritm, günışığından önemli ölçüde etkilenir. Mevsim geçişlerinde sağlıklı bir uyku süreci için çevresel ısı ve ışık gibi faktörler de son derecede etkilidir.
Görme yolları ile beyincikteki ilgili anomatik yapılara (sujrakiazmatik nuklues, pineal bez gibi) iletilen ışık uyaranı melatonin hormonu salgılanmasını düzenleyerek uykunun başlatılması ve sürdürülmesinde önemli rol oynar.
Sonbahar ve kış aylarında melatonin seviyesi değişiyor
Sonbahar ve kış aylarında gün ışığına maruz kalınca sürenin kısalmasına bağlı olarak melatonin salınımında değişiklikler yaşanır. Bu da hem uyku- uyanıklık sisteminde, hem de duygu durumunda değişimlere yol açar. Depresif ruh hali ile birlikte uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlükleri yaşanır. Gündüz aşırı uykulu olma durumu da yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkabilir.
Uyku düzeni şart
Melatonin hormonunun azalmasıyla yaşanan uykusuzluğa, serotonin azlığı da eklenince sonbaharda vücudun bağışıklık sistemi iyice zayıflar. Bu sebeple nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklar da ortaya çıkar. Aynı nedenle var olan diğer hastalıkların da seyri ağırlaşabilir. Hormonal yapıda meydana gelen tüm bu değişiklikler, mevsimsel geçişlerdeki uyku düzenini sağlamak için büyük önem taşır. Bu nedenle uyku düzenini oturtabilmek için gece saatlerinde uyumak, gündüz saatlerinde ise uyanık kalmak gerekir.
Yetersiz uyku zihinsel sorunlara yol açabilir
Yeterli süre ve kalitede uyku gereksinimi karşılanamadığında bu durum, zihinsel işlev bozukluklarına, okul performansı ve mesleki başarıda düşüşe, günlük hayat kalitesinde bozulmalara, hastalıklara karşı vücut direncinin azalmasına, ağrı ve acılara dayanma gücünün zayıflamasına, ruhsal problemlerin çıkmasına ve kalp-damar hastalıklarına kadar pek çok sosyal ve tıbbi probleme yol açabilir.
Kalitesiz uyku, uyku apnesine yol açabildiği gibi, nefes durmaları sırasında kandaki oksijen düzeyinin devamlı inip çıkmasına da sebep olur. Bu durum da beyin, kalp ve damar başta olmak üzere tüm hayati organları olumsuz yönde etkileyebilir.
Aşırı uykulu veya uykusuz olmak ciddi bir hastalığın habercisi olabilir
Sürekli uyuma isteği kadar, istenildiği halde uyuyamamak da büyük sorun oluşturabilir. Her iki durum da ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Aşırı uykulu veya uykusuz olmanın en önemli sebepleri; uyku apnesi, narkolepsi ve huzursuz bacak sendromu gibi uyku hastalıkları ya da depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklardır. Bu durumlardan herhangi biri yaşanıyorsa mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır.
Her türlü uyku bozukluğunun teşhis ve tanısında son yıllarda kullanılan en geçerli yöntem polisomnografi olarak adlandırılan ve uyku laboratuvarlarında uygulanan uyku testidir. Bu inceleme yöntemi sayesinde tanı koyarak, uygun tedaviyi planlamak mümkündür.
Kaliteli bir uyku için neler yapılmalı?
Her bireyin kişisel gereksinimini karşılayan uyku süreci farklıdır. Kaliteli bir uyku için “uyku hijyeni” olarak tanımlanan kurallara uyulması oldukça önemlidir.
· Yatma ve uyanma saatlerinin düzenli olması, sık değişkenlik göstermemesi
· Yatak odasının fiziksel koşullarının (uygun yatak ve yastık kullanımı, odanın ısı ve ışık alma özellikleri gibi) uykuya uygun hale getirilmesi
· Uyarıcı maddelerin (çay, kahve, alkol, sigara vs.) akşam saatlerinde tüketilmemesi
· Yatağa uykuya hazır olarak gidilmesi uyku hijyeni kuralları arasında sayılabilir.
Kış mevsiminde daha iyi bir ruh hali için...
Diyabetle Mücadelede Büyük Buluşma Gerçekleşti
FARKINDALIĞA SENDE KATIL
Dermatolog uzmanı 2024’ün güzellik ve estetik...
Acil tıp dünyası Bezmiâlem’de bir araya...
Z kuşağının %85’i ruh sağlığının iyi...
Anne sütündeki mucize bakteri
Hipertansiyon tedavisinde başarılı olmanın...
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!