Zeki Demirkubuz imzalı Üçüncü Sayfa, Yazgı ve Bekleme Odası filmlerin başrol oyuncusu Serdar Orçin, sinema serüveninin ilk adımlarını bu filmlerle attı. Daha sonraki yıllarda yürüyüşünü Ali’nin Sekiz Günü, Can, Eve Dönüş: Sarıkamış 1915 ve İtirazım Var gibi filmlerle sürdürmeye devam etti. Rol aldığı filmlerde hep farklı ve özgün karakterler canlandıran Orçin, Film Arası Dergisi’nin iki aylık olarak yayımlanan Mayıs-Haziran sayısına konuk oldu. Gökşen Aydemir’in sorularını yanıtlayan Orçin, sinemaya, hayata ve canlandırdığı karakterlere dair ilginç tespitlerde bulundu.
BABAMDAN HABERSİZ TİYATROCU OLDUM
Ailemde tiyatrocu kimse yok. Hatta sülalede bile böyle bir yönelim yok. O yüzden ekstrem bir durumdu bu ailem için. Hadi lisede hoşuna gitti eğlen tamam da okumak ne demek? Çok anlaşılır bir şey değil. 'Hobi olarak yine oyna ama diğer taraftan da mesleğini seç. Böyle klasik bir durum vardı. Dolayısıyla bir iki sene kazanamadım da zaten konservatuarı. O yüzden hep bir bahane bulmak zorundaydım. Bir sene İngilizce kursuna gittim, başka işlerde çalıştım ama hep sınavları bekliyordum. Sınavı kazandıktan sonra da bir sene babamın hiç haberi olmadı.
TOPLUMLA BARIŞIK OLMAK ZORUNDAYIZ
Kuralları olan insanlara bir şey diyemem ama ben şu fikirdeyim; sosyolojik bir takım şeyler bizi baskı altında tutuyor. Çünkü siz bu işi ömür boyu yapmayı hedefliyorsanız toplumla her zaman barışık olmak zorundasınız. Hep ona göre konum almak açısından söylemiyorum fakat ömür boyunca bu işi yapacaksanız, toplumla diyaloğu koparmadan hareket etmelisiniz. Ben konservatuardan çıkmış bir oyuncunun her türlü rolü oynamaya hazır ve açık olacağını düşünüyorum. Her zaman öyle düşündüm. Bu işin eğitimini almış herkesin, bu kafada olduğunu düşünüyorum. Ama sosyoloji ortamı belirler, yapacak bir şey de yoktur.
AİLEMLE BİRBİRİMİZİ İDARE EDİYORUZ
Ailem filmlerim ve mesleğim konusunda artık bana karışmıyor. Ben de rahatsız olacaklarını düşündüğüm filmleri tavsiye etmiyorum onlara. Mesela Ali'nin Sekiz Günü filmini tavsiye etmedim. Ama TV'de sansürlü olarak izlediler. Mesela Barda filmine onları götürmedim. Sinemada seyretmesinler gerek yok. Birbirimizi idare ediyoruz böylelikle.
ZEKİ DEMİRKUBUZ GEBETTO USTA’DIR
Konservatuardan yeni mezun biri için dünyanın en korkunç şeyi. Hoca diyor ki 'bildiğin her şeyi unut, oynama.' Ama bu inanılmaz tecrübe kazandırdı. Zeki Abi'yi nasıl tanımlarsın dersen, benim için Gepetto usta'dır (Pinokyo’nun ustası). Gerçekten sinemada nasıl oynanması gerektiği ile ilgili olarak beni ilk ateşleyen ve en önemli şeyi öğreten o'dur. Sakın yalan yapma, sakın oynama burnun uzar.
Söyleşinin tamamı Film Arası Dergisi’nin Mayıs-Haziran sayısında.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!