
Roy Lewis´in "Pourquoi j’ai mangé mon père" adlı eserinden 1960 yıllarında İngiltere´de çıkardığı romandan uyarlanan çizgi filmin hem yönetmenliğini hem de senaristliğini Fransız oyuncu Jamel Debbouze üstlenmiş.
Doğduğunda çok çelimsiz bulunan kralın küçük oğlu maymun
abisi tarafından kabilesinden atılır. Onlardan uzakta, arkadaşı Ian´ın yanında yaşar ve inanılmaz becerisiyle ateşi, avlanmayı, modern yaşamı, aşkı ve hatta umudu keşfeder. Cömerttir, her şeyi paylaşmak ister, kurulu düzeni kökten değiştirir ve halkını başarı ve mizahla kimsenin babasını yemediği gerçek insanlığa taşır.
VİZYON TARİHİ: 23 NİSAN 2015
PİNOKYO

Gerçek bir erkek çocuğu olmak isteyen kukla Pinokyo, ilk olarak 1883 yılında Pinokyo´nun Maceraları ismiyle bir masal kitabı olarak ortaya çıktı. Bir Alman yapımı filmle şimdi tekrardan sinemalarda... Çekimlerinin tamamı ülkemizde Kuşadası Doğanbey Köyü’nde yapıldı. Seslendirmesi ise Alp Kırşan, Cemre Kemer gibi isimler yaptı.
Yaşlı Geppetto usta, bir parça tahtayla, çok istediği erkek çocuk hayalini gerçekleştirerek yaratmayı başarır ve ona Pinokyo adını verir. Pinokyo sadece konuşmakla kalmaz, aynı zamanda yaşam bularak neredeyse insan özelliklerini taşımaya başlar. Bir gün düşlerini kurmaya başladığı şey ise gerçek bir deriye sahip olmak, kanlı canlı bir insana dönüşmektir. Bu hayal Pinokyo´nun peşini bırakmayacaktır.
VİZYON TARİHİ: 23 NİSAN 2015
İNTİKAM KAPANI
.jpg)
Eski kocası mafya patronu olan Everly, kocasının adamları tarafından bir apartman dairesinde kıstırlır. Ancak kolay kolay pes etmeyecektir. Uzun süredir ekranlardan uzak kalan Selma Hayek´in başrolünde olduğu Everly, aksiyonu bol sahneleriyle dikkat çekiyor.
Everly(Salma Hayek) tam da evden çıkıp yeni bir hayata başlayacakken ihanete uğradığını düşünen eski sevgilisinin tuzağına düşer. Kapının ardında beliren kiralık katiller, mafya lideri olan sevgilisinin talimatıyla onu kapana kıstırmıştır. Daha önce hiç silah kullanmamış olan kadın kolay pes etmeyecek, kendisini savunmak için büyük bir savaş başlatacaktır. Tek amacı küçük kızı ve annesini olaya bulaştırmadan kaçmak olan Everly artık onların hayatından da sorumludur. Temponun bir an bile düşmediği bu kedi fare oyununda her iki taraf da çok kayıp verecektir.
Gösterdiği performansla eleştirmenlerden tam not alan Salma Hayek’in başrolünde olduğu filmin yönetmenliğini kendine has tarzı ile adından söz ettiren Joe Lynch üstleniyor.
KENDİNOL

Bir ilk yönetmenlik denemesi olan Kendinol, kendimizi uzak gördüğümüz, aslında içinde olduğumuz bambaşka bir Dünyanın kapılarını açıyor. Internet çağı gençliğinin, hayatı yeni algılayış biçiminden ortaya çıkacağı düşünülen bir oyun, üzerine yapılmış bir film. Bugün interneti gerçek Dünyadaki varlığımıza, işlerimize, ismimize ve imajımıza destek olması için kullanıyoruz. Ya bu bir gün tersine döner de; Gerçek Dünya, bugün sanal Dünya dediğimiz yer olur ve gerçek hayatta yaptığımız her şey bu Dünya’ya katkı için yapılırsa?
Ünlü oyuncu Zeynep, kamp yapmak için izinsiz girdiği bir özel mülkte iki adam tarafından yakalanıp bir depoya hapsedilir. Kendisini bağladıkları sandalyeden ve kapattıkları yerden kurtulmak için büyük mücadele veren Zeynep´in neden o kamp alanına geldiği hikaye ilerledikçe anlaşılır. Zeynep kurtulduğunda ise o ana kadar olup biten her şeyin nasıl bir oyunun parçası olduğu anlaşılır.
GECE YARISI SOKAKTA TEK BAŞINA BİR KIZ
.jpg)
2009’dan bu yana çektiği kısa filmlerle adından söz ettiren Ana Lily Amirpour, daha önce 8 dakikalık bir kısa film olarak çektiği “Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız” yönetmenin ilk uzun metraj filmde ölümün ve yalnızlığın kol gezdiği, İran´nın hayalet kasabası Bad City´ye, musallat olan yalnız bir vampir anlatılmaktadır.
İran’ın Bad City adlı şehrinde tuhaf şeyler yaşanmaktadır. Bu hayalet kasabada fahişeler, uyuşturucu bağımlıları, kadın tüccarları ve daha birçok sefil ruh kol gezmektedir. Ölümün ve umutsuzluğun kol gezdiği bu kasabada bir kadın vampir, kasabanın azılı suçlularının peşine düşer…
Arash, babasının uyuşturucu bağımlılığı yüzünden arabasını bir torbacıya kaptırmıştır. Kendisi de bir torbacı olan Arash, arabasını geri almaya gittiğinde adamın öldürüldüğünü görür. Adam, “Kız” adında, şehri lanetli insanlardan arındırmayı amaçlayan bir vampir tarafından öldürülmüştür. “Kız” bir yandan Arash’ın babasını da takip etmektedir. Çılgın bir parti sonrası yolları kesişen ikili, ummadıkları bir aşk yolculuğuna çıkar.
ÖĞRENCİ İŞLERİ

Talip Karamahmutoğlu´nun yönettiği, Öğrenci İşleri´n de, dersane için iddiaya giren iki kardeşin ve öğrencilerinin komik hikayesi anlatılıyor.
Baba yadigarı dersanesini zorlukla işleten Kısmet, müteahhit kardeşi İsmet’in dersaneyi kendisine satması ısrarlarına hep karşı koyar. Ta ki iflasın eşiğine gelip kardeşinin iddiaya girme teklifini kabülüne kadar: İsmet kazanırsa arsayı satın alacak, Kısmet kazanırsa dersane borçları ödenip fakir öğrencisinin kardeşinin ameliyat masrafları da karşılanacaktır. Kimin sınıfı daha çok sınavı kazanacaktır? Hile ile (“Titanlar”) sınıfını üniversiteden para karşılığı oluşturan inşaatçı İsmet’in mi, (“L”) sınıfı 3 yıldır sınavı kazanamayanlardan oluşan eğitimci Kısmet’in mi?
Üstüne üstlük Kısmet’in bel bağladığı rehber hoca, firari Bobinci Nuri tarafından gasp edilmiş ve böylece artık sınav motivasyon teknikleri bir mahkum tarafından verilmeye başlanmıştır.
CITIZENFOUR
.jpg)
Oscar ödülü dahil 40’ın üzerinde ödül kazanan Citizenfourbir belgeselden ziyade gerçek hayattan fırlayan bir gerilim filmi.
Belgeselci ve gazeteci Laura Poitras ve gazeteci Glenn Greenwald, “CITIZENFOUR” takma adını kullanan Edward Snowden’la Hong Kong’da buluşuyor. Üst düzey CIA analizcisi Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın özel hayatın gizliliğini hukuk dışı yollarla ihlal ettiğini kanıtlayan gizli belgeleri kameralar önünde gazetecilere teslim ediyor. Poitras ve Greenwald, Snowden’ın tarihi kararıyla hayatını sonsuza dek değiştirecek bu fedakârca eylemini gözlemliyor.
CAKE

Kronik ağrı sorunundan mustarip Claire’in psikolojik ve fiziksel sorunları… Jennifer Aniston’ın kariyerinin en zor rolünde unutulmaz bir performans sergilediği eser, bağımsız yönetmen Daniel Barnz’ın imzasını taşıyor.
Claire Bennett (Jennifer Aniston) acı içindedir. Fiziksel acısı vücudundaki yara izlerinden ve hareket ediş şeklinden bellidir; bu acı her adım atma girişiminde kendini gösterir. Claire duygusal acısını da saklamakta iyi değildir. Hakaret derecesinde açık sözlü davranan genç kadının öfkesi hemen hemen her etkileşiminde su yüzüne çıkar. Kocasını ve arkadaşlarını kendinden uzaklaştırmıştır —kronik ağrı destek grubu bile onu gruptan atmıştır.
Claire’in çevresinde kahyası ve bakıcısı Silvana dışında kimse kalmamıştır. O da patronunun içki ve reçeteli ağrı kesicilerine zar zor tahammül göstermektedir. Diğer yandan, Claire’in kronik ağrı destek grubunun üyesi Nina’nın (Oscar adayı Anna Kendrick) intiharı bir başka saplantıyı beraberinde getirir. Pek fazla tanımadığı bir kadının ölümüne ilişkin soruların peşine düşen Claire, hayat ile ölüm, terk ediş ve kalp kırıklığı, tehlike ve kurtuluş arasındaki sınırları irdeler. Kendini Nina’nın geride bıraktığı kocası (Sam Worthington) ve oğlunun hayatına sokan Claire belki de kurtuluşu bulabilir.




Bu habere yorum yapan ilk siz olun!