
Yakın gelecekte suçları önlemek, güçlendirilmiş mekanize robot polislerin işidir. Ancak Chappie adlı robot çalınır ve tekrar programlanır. İlk defa bir robot kendi için düşünen ve hisseden bir mekanizma haline gelir.
Yakın gelecekte geçen filmde, baskıcı mekanik robotlardan oluşan polis güçleri görev yapmaktadır. Ancak, insanlar onlara karşı koymaya başlar. Bu robot polislerden birisi çalınarak yeni bir program yüklenir ve böylece ilk kez kendisi adına düşünen ve hisseden CHAPPIE adlı robot ortaya çıkar. Ancak, kısa zamanda Chappie düzene ve insanlığa karşı tehdit olarak görülmeye başlar ve yetkililer onu durdurmak için her şeyi göze alırlar.
LAZARUS ETKİSİ

Lazarus Etkisi, içlerinde Frank (Mark Duplass) ve nişanlısı Zoe (Olivia Wilde)’ın da olduğu bir grup araştırmacının ölüleri geri getirmeyi başarmasını konu alıyor. Ölüleri geri getirmeyi başaran bir grup araştırmacı, bu başarılarını dünyaya duyurmaya hazırlanırken, üniversitenin dekanı yer altında yaptıkları deneyleri öğrendiğinde projeyi anında kapatır ve bütün kayıtları ellerinden alınır.
Frank, Zoe ve diğer ekip üyeleri (Donald Glover, Sarah Bolger ve Evan Peters) deneyi tekrar uygulamak zorunda kalır. Bu uygulama sırasında bir şeyler ters gider ve Zoe ölür. Herkes yıkılmıştır ve durumu kabullenemezler. Frank’in zorlamasıyla bu deneyi bir insan üzerinde denemek zorunda kalırlar.
Deney başarıyla sonuçlanır, Zoe hayata dönmüştür ama yanlış giden bir şeyler vardır. Tamamen farklı bir karaktere bürünür. Ekip bu korkunç gerçekliğin içinde sıkışıp kalmıştır. Artık konu birini hayata geri döndürmek olmaktan çıkmıştır ve döndürdükleri kişinin gazabından kurtulmaya çalışırlar.
ÇEKMECELER

Zenne´nin, yaratıcıları M.Caner Alper ve Mehmet Binay’dan yine çok tartışılacak yeni bir film olan Çekmeceler, kız çocuk cinselliğine korkusuz bakışı ve 25 yıla yayılan gerçek bir hikayeyi konu alıyor.
32. yaşgünün gecesinde, kanlar içinde hastaneye kaldırılan Deniz’in, sıkça geçmişe döndüğü yoğun rehabilitasyon sürecinde, ruhundaki kilitli çekmeceler açılacak. Kız çocuk ve ergen cinselliğinin neresinden tutacağını bilemeyen aktör bir anne-babanın, kendi kompleksleri arasında kızlarının bedeninde ve ruhunda açtıkları yaralar ortaya çıkacak.
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

Mert Fırat’ın rock müzisyeni Ozan karakterini, Melisa Sözen’in ise anaokulu öğretmeni Nehir’i canlandırdığı filmin yönetmeni İlksen Başarır.
Bir şarkıyı beğenirsiniz çünkü onu yazan bir şekilde size dokunmuştur. Nehir´in peşine düştüğü şarkıda ise sonu olmayan bir yol Ozan´a çıkmaktadır. Birinin kararlılığı ile diğerinin gelgitleri arasında sıkışıp kalan ilişkileri, aslında biraz da yetişkinlerin elinde kalan son masaldır.
BÜYÜK GÖZLER
.jpg)
Abartılı karakterler yaratmasına rağmen bu karakterlerin insani değerlerini kaybetmemelerine özen gösteren Tim Burton son filmi “Büyük Gözler”de; 1950li yıllarda iri gözlü çocuk tablolarıyla tanınan Amerikalı ressam Margaret Keane’in, eşi Walter Keane ile yaşadığı güç mücadelesini sinemaya aktarıyor.
Karısının göze çarpan yeteneğini ve ortaya koyduğu eserleri satış stratejisi adına sahiplenen Walter Keane (Christoph Waltz),para ve şöhreti yakaladıktan sonra eşi Margaret’i (Amy Adams) gölgede bırakır ve yaptığı tabloların birisi için bile “Benim tablom!” diyemeyen Margaret, kocasına karşı çetin bir savaş vermeye başlar. “Big Eyes – Büyük Gözler”, Margaret’ın bir sanatçı olarak uyanışını, resimleriyle yakaladığı iz bırakan başarısını ve çoktan uluslararası üne kavuşmuş eşiyle yaşadığı çalkantılı ilişki sürecini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
YENİ DÜNYA

Taşradan İstanbul´da gelen bir ailenin serüveni. Yeni Dünya, göçle gelen bir değişimin, dönüşümün öyküsüdür. Köyde yaşayan bir aile daha kente doğru yola çıkarken geride ağırmış saçı sakalı ile yaşlı baba ve bir kenarda ağıt yakan anne olan biteni uzaktan izliyor.
Ailenin, Down sendromlu oğulları Soner olan bitenden bihaber yolculuğun keyfini sürüyor. Kentte kurulacak ilişkilerin soğukluğu, çıkarcılığı ise Harun’un öyküye dahil olması ile belirginleşiyor. Filmde ortaya çıkan ayrıntılar, ailenin yüzleşmek zorunda kalacağı gerçeğin de üstünün açılmasına neden oluyor. Aksak bacağı ile kentte tutunmaya çalışan Mehmet Ali metaforik olarak yoksullar için kentin yarım kalmışlığının, eksikliğinin göstergesi oluyor. Ailenin, kentsel dönüşümle altı ay sonra yıkılacak olan apartmana yerleşmeleri, evi çevreleyen yıkık dökük binalar, yaşanacak yıkımın ön habercisine dönüşüyor. Baba ve oğulun birbirine benzeyen kentle ilk tanışma öyküleri filmin sonunda kaderlerini ortaklaştırıyor...
HAVANA’YA DÖNÜŞ

Havana´da gün batımı, 5 arkadaş sabaha kadar sürecek koyu bir sohbete dalar.
Amadeo Madrid’de tam 16 yılını sürgünde geçirmiştir. Aradan geçen bunca zamandan sonra Havana’ya dönen Amadeo bir gün batımında 4 eski arkadaşıyla buluşur. Şafağa kadar konuşacak çok şeyleri vardır… Kübalı edebiyatçı Leonardo Padura’nın romanından uyarlanan filmin yönetmenliğini Altın Palmiye’li sinemacı Laurent Cantet üstleniyor.
ASABİYİM BEN

Pedro Almodovar´ın yapımcılığını üstlendiği, Asabiyim Ben´de, intikamla ilgili altı farklı traji komik hikaye anlatılıyor.
Öfkenin iliklere işlediği, dengenin her daim hassas olduğu bir toplumda, aşkların, nefretin ve intikam duygusunun hüküm sürdüğü birbirinden bağımsız bireylerin öykülerini taşıyor perdeye Asabiyim Ben...
Satın alınan şereflerin gölgesinde, insanlar kanunlar karşısında çaresiz ve öfkeli olduğu bir dünyaya ait altı farklı hayat hikayesi dikiyor karşımıza. Yolsuzluğun ve yozlaşmışlığın hüküm sürdüğü bir ülkede,kana bulanan muhteşem düğünler, ölüme yürüyen danslar,telleri iyiden iyiye gevşeyen sinirler ve buyoldan çıkmışlığı tasvir eden "eğlenceli" öyküler! Arjantin yapımı "Hermanos y Detectives" dizisiyle tanınan Damian Szifron, tam 8 yıl aradan sonra Relatos Salvajes (Wild Tales) ile bu kez sinema dünyasına dönüş yapıyor. Film, Buenos Aires ve çevresinde yaşanan altı farklı hayat hikayesini beyazperdeye taşınıyor.
LOVE, ROSIE

Filme de aktarılan "PS, I Love You"nun yazarı Cecelia Ahern´in "Where Rainbows End" isimli kitabından uyarlanan filmin başrollerinde Lily Collins ve Sam Claflin var.
Beş yaşından beri birbirlerinin en iyi dostu olan Rosie ve Alex, konu sevgili seçimleri olduğunda hep birbirlerinin en büyük düşmanı olmuşlardır. 18 yaşında kaçırdıkları bir fırsat ile hayatları ayrı yönlere savrulur. Fakat aralarında öyle kuvvetli bir bağ vardır ki, zaman da mesafeler de onu yok etmeye yetmez. Yeniden karşılaştıklarında ikinci bir şansları olup olmayacağını ise zaman gösterecektir.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!