15 Temmuz 2026 Çarşamba

15. HANGİ İNSAN HAKLARI? FİLM FESTİVALİ BAŞLIYOR

‘Yakın Tehdit’ gerilimi…

05 Ocak 2013 Cumartesi 15:57
‘Yakın Tehdit’ gerilimi…
Para bolluğunun ilk andan itibaren hissedildiği konuşmalar… Issız bir yerde büyük bir ev… Ve birbirinden kopuk aile bireyleri… Bu üç olgunun yarattığı tablo, kötü amaçlılar için fazlasıyla kolay bir av kompozisyonu! Gerilimi, aile ve soygun kavramlarıyla harmanlama kervanına katılan ‘Trespass/Yakın Tehdit’ de, bu kompozisyon üstüne kurulu bir öykü. Nicolas Cage ve Nicole Kidman gibi isimleri bir araya getiren yapımın en büyük dezavantajı ülkemize bir hayli gecikmeli gelmesi. 2011 yılı yapımı olarak yurtdışında görücüye çıkıp düşük gişeyle hemen DVD’ye düşen film aynı zamanda oyuncuların ve yönetmenin de iflası çektiğinin resmi adeta… Joel Schumacher'in yönetmenlik kariyerinin hızla düşüşe geçtiğini haykırır gibi karşımızda duran ‘Yakın Tehdit’, abartılı oyunculuğuna rahmet okuturcasına şaşkın ve donuk bir performans sergileyen Nicolas Cage ile aynı derecede ruhsuz ve zoraki görüntü veren Nicole Kidman’ı gözden düşürecek türden. Bay Miller’ın elmas satma çabasıyla açılışını yapan ‘Yakın Tehdit’, dikkatleri o telaş arasında havuz kenarında bulunan çakmağa odaklayıp her haliyle tacize müsait evin içine geçiyor. İçeride, bir aile gibi birlikte yemek yeme derdinde olan ve hazırlık yaparak kocasını bekleyen Sarah ile partiye gitme izni kopartmak için dil döken Avery artık fazlasıyla kanıksanan anne-kız muhabbetinde… Evdeki konulara yabancı kalan baba ise 1,5 milyon dolarlık iş konuşmasını yaptığı telefonu kulağına yapışmışçasına ortalıkta dolanıp arada bir de karısına küçük öpücük, kızına nasihat yollayarak aileye dâhil olmakta. Kısacası, seyircinin karşısına çıkan bu tanıdık başlangıçta, kocasının ilgisini çekmek için boşa uğraşan bir kadının mutsuzluğu, kendisine çocuk gibi davranılmasından bıkan ergen kızın isyanı ve ‘Sadece petrolcüler metresleri için elmas alıyor’ diyerek yakaladığı avı kaçırmak istemediğini vurgulayan bir babanın iş adamlığı tüm klasik yansımalarla veriliyor. Aile bu atmosferdeyken ortama fazlasıyla kolay bir biçimde dâhil olan soyguncularla gelişen daha doğrusu gelişmeye çabalayan öykü, ilerleyen süreçte soygun ile aile sorunlarının iç içe geçtiği bir şekle bürünüyor. Ağır tempoda ilerleyerek gerilimden ziyade sıkıntı yaşatan filmin en etkileyici mesajı, ‘Bir kez güveni kaybettin mi kazanmak çok zor’! Bu sözle varlık gösterip soyguncuların başı olarak dakikalar boyu gerilimi sırtlamaya çalışan Ben Mendelsohn, yapımda öne çıkan isim. Güvenlik şirketlerine pek de güvenmemek gerektiği olgusunu ve en büyük kazığın yanı başımızdakinden geleceğini hatırlatan ‘Yakın Tehdit’, finale doğru biraz ivme kazansa da fazla aksiyon beklememek gerek. Ava gidenin de avlanabileceği ana fikriyle örgüsünü işleyen, araya da kopuk aile yapılarının kötü neticelerini sokuşturan ‘Yakın Tehdit’ için söylenecek son söz, elbette ki seyirciye ait. Ancak biz yine de üstümüze düşeni yapıp 'Yakın Tehdit' gerilimi yaşamak isteyenleri uyaralım... Şaşkınlıkla uyanıklık arasında bir karakter canlandırmayı metazori üstlendiği her halinden belli olan Nicolas Cage ile ‘O eski halinden eser yok şimdi’ dedirten Nicole Kidman’ı ilk kez bir araya getirmesinden başka özelliği olmayan ‘Yakın Tehdit’in, neredeyse tek mekânda geçen basit bir televizyon filmi havasında olduğunu hatırlatalım.   Anibal GÜLEROĞLU guleranibal@yahoo.com www.twitter.com/guleranibal    

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    e-gazete
    • Sinematur - 05 Ocak 2015 Manşeti
    KARİKATÜR
    ARŞİV