17 Ekim 2026 Cumartesi

FİLM EKİMİ'NDE NELER VAR?

Özgür Uçkan’la Sanat Konuşmaları

31 Ekim 2012 Çarşamba 17:12
Özgür Uçkan’la Sanat Konuşmaları
Sanat Felsefesi: Dün, bugün, gelecek… Hemen şimdi!   The Empire Project’te Özgür Uçkan’la sanat konuşmalarının üçüncüsü 3 Kasım Cumartesi günü galeri oditoryumunda gerçekleşecek. Sanat felsefesi konuşmalarının üçüncü bölümünde “Hegel: Sanat yeniden doğmak için mi öldü?” başlığı altında; Hegel’in Sanatın İnsanlık tarihindeki yerini sorgulaması incelenecek. Özgür Uçkan'la Sanat Felsefesi konuşmaları 14:30 ile 17:30 saatleri arasında The Empire Project’in oditoryumunda gerçekleşecek olup, ilgili olan herkese açıktır. Bu konuşma serisi, sanat felsefesinin belli başlı teorilerini sanatın bugünü ve geleceğiyle bağlantılamaya ve onları bu bağlamda yeniden okumaya odaklanmaktadır. Çünkü, geçtiğimiz dönem, sanat ve felsefe arasındaki bağın zayıflamaya yüz tuttuğu, hatta sanatın teoriden uzaklaşarak neredeyse endüstriyelleştiği, belli prototiplerin tekrarına dönüştüğü ve atıl hale gelen sanat kurumsallaşmasının kadük ideolojilerinin boyunduruğuna girdiği bir süreyi işaretlemektedir. Sanatın teoriyle, felsefeyle, politikayla olan asli ilişkisini yeniden düşünmenin zamanıdır...   Dr. Özgür Uçkan İstanbul Bilgi Üniversitesi         1. Sokrates, Platon, Aristoteles: Sanat bugün nerede duruyor? – 6 Ekim 2012   Sokrates, ahlak ve sanatı ilişkilendirirken neyi arar? Ahlak ve sanat ilişkisi, bugünün sanatının aradığı “hakikat” midir? Platon’un “ideal devlet”inden kovduğu ve felsefeye düşman kıldığı sanat, belki de gerçekten “devlet düşmanı”dır? Aristoteles, “kurgunun temsiliyet gücü”nü, poiesis’in inşa hareketini ve catharsis’in gerçekliğe müdahalesini sanatın özüne yerleştirirken, sanatı bir “bilme biçimi” olarak konumlarken, sanat ve hakikat arasındaki ilişkiye hala ışık tutuyor olabilir mi?     2. Kant ve Schiller: Yargı Yetisi, Oyun, Terapi, Politika ve Sanat - 20 Ekim 2012   Saf akıl ile pratik akılı, bilme ve arzulamayı birbirine bağlayan Yargı Yetisi, özgürlük ve güzelliğin temeli kurar. Sanatı “hayal gücünün özgür oyunu”nun ürünü; güzel olanı, ilgi, çıkar, yarar, fayda kavramlarından tamamen bağımsız, nesneyle aramızda doğrudan bir bağın kurulduğu bir algılamanın sonucu olarak konumlayan Kant, bugünün sanat eserine dair ne düşünürdü? Yargı yetisinden türettiği “oyun itisi”ni, sanatın temeline yerleştiren, oyun, ütopya, politika, bilgi, terapi ve sanat arasında ilişki kuran Schiller, sanatın geleceğini de düşünüyor olabilir mi?     3. Hegel: Sanat yeniden doğmak için mi öldü?  - 3 Kasım 2012   Giderek duyumlanabilir olandan, yani kökensel olarak estetik olandan uzaklaşmasıyla karakterize ettiği sanatın, tıpkı tarih gibi öleceğini öngören Hegel, ne demek istemektedir? “Temsiliyetçi-olmayan bir etkinlik” olarak sanat, kavram-öncesi, akıl-öncesi, bu yüzden de dil-öncesi olan sanat, belki asıl hakikatini tam da bu niteliklerinde bulmaktadır? Belki de sanat, tıpkı tarihin logos’tan daha fazla olduğu için yaşamaya devam etmesi gibi, insanlığın kaybetmeye yüz tuttuğu bir hakikati dili de aşarak insanlığın geleceğine taşımaktadır?     4. Schopenhauer, Kierkegaard, Nietzsche: Varoluşsal Durum, Sanat ve Muhalefet  -  17 Kasım 2012   İrade’den kurtulmak için sanatı bir bilme biçimi, hatta bir “tedavi pratiği” haline getiren Schopenhauer, sanatın özneye irade-siz bir bilme gücü bahşettiğini söylerken, Fluxus’u haber vermiştir; ama belki Fluxus’un habercisi olduğu bir geleceği de sezdirmiştir. “Öznelliğin hakikati” ve “hakikatin öznelliği” arasında bir “varoluş durumu” olarak sanat, Kierkegaard’ın, imkanın gerçeklik üzerinde baskın çıktığı estetik teorisinde, ironi, kuşku ve tutkunun nihilist gücünü temsil eder; ve bu da, özellikle toplama kampları ve atom bombasından beri, hala bize oldukça tanıdık gelmektedir. “Sanat başlangıçta da vardı, sonunda da olacak” diyen Nietzsche, başlangıçta sanat olmasaydı, yorumlamak, bilmek ve tanımak da mümkün olmazdı, sonunda da insan itilerinin güzelleşmesi olarak üst-insan bir sanat eseri olacak, demek ister. Onun için, sanat insanın biçim yaratmak ile ilgili ilkel itisinin ifadesi olarak, hayatı meşrulaştıran en önemli etkendir. Sanatın hayatla ilişkisi hala en önemli sorunsallarımızdan biri olmaya devam etmektedir. Şu sözler bugün için de geçerli değil midir? “Gösteri bir satranç oyununa, bir burjuva entrikasına dönüşmüştür; retorik diyaloga üstün gelmeye başlamıştır; müzik ruhu ortadan kaybolmuştur; sıradan insan sahneye çıkmıştır”...     5. Heidegger: Techne / Poiesis, Sanat ve Teknoloji  -  1 Aralık 2012   Sanatın teknik (yapmak, kılmak, eylemek) ile kurduğu çok eski ilişkinin yeniden canlandırılması; “teknolojik kuşatma”yı boşa çıkaracak bir poiesis (sanat ve yapım) ve techné (teknik) ilişkisi... Heidegger için sanatın fenomenolojik hakikati budur. O, sanatı, araçsal aklın şiddet yüklü alanından çok “şeyleri yapma tarzı” olarak techné kavramına bağlar. Techné kökeninde poiesis'e bağlıdır - hakikate ulaşmak için yapmak / üretmek / ortaya çıkarmak gerekir. Modern zamanlarda meta üretimine indirgenen teknolojiyle giderek daha da kuşatıldığımız bir çağda, belki de sanat, teknoloji de özgürleştirmenin imkanlarını sunmaktadır. Çünkü sanat yanlızca güzellik ve haz ile ilişkili değildir: "Sanat daha ziyade varlıkların varlığının ifşaatıdır"... Bütün büyük sanat eserlerinde, "varlıkların örtüsünün açılmasına dair… bir değişim" vardır: sıradan olanı aydınlatır, bizi bir zaman için sıradan olandan koparır ve başka bir dünyaya atar, veya tüm dünya görümüzü değiştirir. Bugün yeniden hatırlamamız gereken bir şey var: “sanat eseri, hakikat o eserde vuku buluyorsa sanat eseridir”...     6. Negri, Nancy, Zizek, Badiou… : Sanat Felsefesi Tarihinden Sanatın Geleceğine  - 15 Aralık 2012   Çağdaş felsefenin verimli uç-ları sanata, sanat felsefesine nasıl bakar? Sokrates, Platon, Aristoteles, Kant, Nietzsche, Heidegger... olmadan Negri, Nancy, Zizek, Badiou gibi filozofları düşünmek imkansızdır. Onlar da sanatı felsefe tarihine başvurmadan olmadan düşünmezler zaten. O yüzden bu çağdaşlarımızla sanat felsefesi arasında gel-gitler yapacak bir okuma, sanatın bugününe ve geleceğine dair verimli sorular sormamızı mümkün kılabilir...     7. Hacktivizm, Internet, Teknoloji ve Sanat: Hack the Art  -   29 Aralık 2012   Sanat, iletişim devrimi yaratan ağ ve bilgi teknolojilerinin sanat için sundukları imkanlarla en başından beri ilgilendi ve bir çok öncü sanatçı bu yeni alanda işler üretmeye, bu teknolojiler geniş kesimlere yayılmadan önce başladılar.   Bir çok terimle karşılansa da ağ üzerinde sanat yapmak anlamını taşıyan “ağ sanatı” (net art) ve sanat ortamı olarak elektronik iletişim ortamlarının kullanımını ifade eden “yeni medya sanatı” (new media art) terimleri öne çıkıyor. Performans sanatçısı Marina Abromovic’in öngörüsü gerçekleşiyor sanki: “21. Yüzyılda sanat nesnesiz olacak. Nesneler aslında izleyici ile sanatçının niyetleri arasında birer engel. İzleyici ve sanatçı arasındaki dolaysız enerji alışverişi için nesneler aradan çekilmek zorunda.” Bu yüzyıl başında sanat giderek “makinedeki hayalet” haline geliyor, sanatçı da bir tür “ağ göçebesi”. Hacktivizmden yeni sanat kurumsallaşmalarına, pazarlama ile sanatı birbirine çarpan reklam kırıcı işlerden saygın müzeleri mediatize eden müdahalelere, performans sanatından gözetim karşıtı müdahalelere, internet ve ağ teknolojileri bundan böyle sanatın ayrıcalıklı mecralarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.             Dr. Özgür Uçkan Hakkında: Yüksek lisansını Paris I - Sorbonne Üniversitesi’nde politika ve sanat felsefesi alanında, doktorasını Ecole des Hautes Etudes En Sciences Sociales’de (Paris) politika, ekonomi ve uluslararası ilişkiler alanlarında disiplinlerarası bir bağlamda yapmıştır. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Kültür Yönetimi Bölümü’nde öğretim görevlisidir. Kültür ekonomisi, yaratıcı endüstriler ve ağ ekonomisi, enformasyon tasarımı ve yönetimi, ağ kültürü ve sosyal ağlar konularında lisans ve lisansüstü düzeyde ders vermektedir, Ayrıca Yeditepe Üniversitesi’nde bilgi ve inovasyon stratejileri konusunda MBA düzeyinde ders vermektedir. Türkiye İhracatçılar Meclisi bilgi ekonomisi danışmanıdır. İstanbul Ticaret Odası Bilişim İhtisas Komitesi üyesidir. Akademik faaliyetlerinin yanı sıra, çeşitli kurum, kuruluş ve firmalara yönelik düzenli veya proje temelli olarak bilgi ekonomisi, iletişim stratejisi ve iş geliştirme danışmanlığı ve kurumsal eğitim hizmetleri sunmaktadır. Felsefe, sanat, politika, insan bilimleri, medya, teknoloji, kent planlaması, ekonomi, internet ve hukuk konularında makaleleri bulunmaktadır. Sanat eleştirileri düzenli olarak çeşitli sanat dergilerinde yayınlanmaktadır. Farklı konularda kitapları bulunmaktadır. Haftalık bilgi teknolojileri dergisi “BThaber”de köşe yazarıdır. 2011 yılında Özgür Uçkan’ın Cemil Ertem ile birlikte yazdığı ‘Wikileaks: Yeni Dünya Düzeni’ne hoş geldiniz!’ isimli kitabını yayımlanmıştır.  
 
  Empire: “Empire Projesi”, eski imparatorlukların merkezi İstanbul’un tarihsel olarak kültürel etki alanı içinde yer alan, ya da ondan önemli ölçüde etkilenen bölgelerde üretilen güncel sanatı tespit eder ve sergiler. Coğrafi olarak bu alan, Akdeniz’in tamamına yakını, Arap yarımadası, Doğu Avrupa, Anadolu, Karadeniz ve Orta Asya’dan oluşur.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK OKUNANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    e-gazete
    • Sinematur - 05 Ocak 2015 Manşeti
    KARİKATÜR
    ARŞİV