09 Aralık 2021 Perşembe

İstanbul Film Festivali Başvuruları Açıldı

The Stay Art Talks ile yeni sanat dinamikleri konuşuldu

Jülide Ateş’in moderatörlüğündeki The Stay Art Talks, yeni nesil sanattan koleksiyonerliğe, dijital sanatlardan tasarım hikayelerine ve özgün bir bakış açısıyla kurulmuş Baksı Müzesi’ne kadar pek çok konuyu ele alıyor.

16 Kasım 2021 Salı 14:58
The Stay Art Talks ile yeni sanat dinamikleri konuşuldu

Karşılaşmaları, tanıklıkları, bir araya gelinen anları değerli kılan The Stay, dijital sohbet buluşmalarının üçüncüsünü gerçekleştirdi. The Stay sosyal medya hesaplarında yayında olan ve sunucu Jülide Ateş’in yönettiği, The Stay Bosphorus’ta gerçekleşen söyleşiye; BASE & Kolekta Kurucu Ortağı Ali Kerem Bilge, Dijital Sanat Küratörü Esra Özkan, GAIA&GINO Kurucu ve Kreatif Direktörü Gaye Çevikel, öğretmen, sanatçı, akademisyen ve Baksı Müzesi Kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan katıldı.

The Stay’in sanatla bütünleşen yapısına değinerek söyleşiye başlayan Jülide Ateş, ‘’The Stay Bosphorus, Bebek Hotel By Stay, The Stay Nişantaşı ve Alaçatı’daki The Stay Warehouse otellerinin her birinin yaşam alanları, odaları ve duvarları kendi tarzını ve karakterini yansıtan çok özel Türk ve yabancı sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Sanat eserlerini adeta bir galeri duruşuyla otellerinde sunan The Stay; Alaçatı’daki Warehouse’da ise yıl boyunca gerçekleştirilen kültür sanat etkinlikleri düzenleyerek sanatın diğer dallarını da misafirleriyle buluşturuyor” dedi ve The Stay sanat koleksiyonunu hem ölümsüz kılmak hem de daha geniş bir kitleye sunmak adına hazırlanan The Stay ArtBook’un müjdesini verdi.

Güzel sanatlara, resme, heykele yönelmiş bir koleksiyoner olan Muhsin Bilge’nin oğlu, aynı zamanda BASE & Kolekta Kurucu Ortağı Ali Kerem Bilge, “Türkiye’de her yıl mezun olan binlerce sanatçı ve yaratıcı genç arkadaşımız; tüm Türkiye’de 45-50 şehre yayılan sanat noktaları var. Tüm bu insanların çabalarını sanatseverlerle buluşturmak adına 2017 yılında Base için adımlarımızı attık. 5 yılda 500’ün üzerinde yeni mezuna işlerini gösterme fırsatını sunuyoruz” sözleriyle Base’in hikayesini dinleyicilere aktardı.

Hikayesi bundan 9 yıl önceye dayanan Contemporary İstanbul’un bir parçası olan Plugin’in 2017 yılında dijital sanat küratörlüğünü yapmaya başlayan Esra Özkan, Plugin ve dijital sanatın dinamiklerini aktaran Esra Özkan, “Dijital sanatların temel konulardan biri; insan aklının muhakemesinde bir iz bırakabilmek. Bu hikâyede deneyim olarak adlandırdığımız konu beynimizde bitiyor. Ve bu beyin çalışmalarıyla bilgisayarların ya da yapay makinaların çalışmasıyla gerçekten bir deneyim ortaya çıkıyor ve dijital sanatlarda aslında bu deneyimi ele alıyor. Dijital sanatlar hayatımızın bir parçası’’ dedi.

Tasarım ve sanat ilişkisini ele alan Gaye Çevikel ise “Koleksiyonluk tasarım eseriyle ile endüstriyel tasarım arasında keskin bir ayırım yapmak çok mümkün değil çünkü her ikisinde de tasarımcı veya sanatçının duyguları, hisleri, şiirselliği var. Aynı zamanda içinde bulundukları zamana sıra dışı bir manifestoyu temsil ederler. Ancak koleksiyonluk tasarım ürünü ile sanat eseri arasındaki tek fark bir fonksiyonu olmasıdır. Tasarım eserinde, bir fonksiyon vardır” dedi.

Baksı Müzesi’nin kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan ilham veren konuşmasında Türkiye’de sanat anlayışının tarihi, algısı ve gelişimi hakkında bilgiler aktardı. Mimari tasarımı, yapısı ve sosyal boyutuyla, içinde konumlandığı doğa ve coğrafyanın bir parçası olan Baksı Müzesi’nin hikayesini anlatan Koçan, “İnsanların kalbine kulağımızı dayadık, ihtiyaçlarını, kaybettiklerini ve isteklerini göz önünde bulundurarak filizlenen Baksı bir gönüllük merkezidir” dedi. Prof. Dr. Hüsamettin Koçan zaman zaman anılarıyla süslediği konuşmasında, “Bir konferansta bir öğrencim bana kaç yaşında olduğumu sormuştu ve ona ben ‘insanoğlunun öyküsünü öğrenebildiğim kadar eskiden doğdum ve yaptıklarım unutuluncaya kadar da yaşayacağım’ demiştim. İnsana ve uygarlığa da böyle bakıyorum. İnsan böyle baktığı andan itibaren günü birlik yaşantıdan kurtarılmış oluyor.” sözleriyle izleyenlere ilham verdi. “Ben feodal bir aileden geliyorum ve bu bölgenin pozitif taraflarından etkilendim. Çok masal dinledim. Masalların aslında bir ideolojisi vardır; insanları başkaları için kendilerini adanması konusunda yüreklendirir ve bir hayal gücü verir. Kahramanlar hiç yılmaz’’ diyen Koçan, Baskı Müzesi’nin de bir adanmışlık meselesi olduğunu belirtti.

The Stay Hakkında

The Stay Warehouse Alaçatı, The Stay Nişantaşı, The Stay Bosphorus ve Bebek Otel by The Stay olmak üzere 4 oteli bünyesinde bulunduran The Stay, turizm dünyasının özgün bir temsilcisi. Alaçatı’nın merkezinde huzurlu bir vaha sunan ve grubun yıl boyunca küratörlüğünü gerçekleştirdiği birçok kültürel programa ev sahipliği yapan The Stay Warehouse, İstanbul’un moda ve alışveriş merkezinde yer alan The Stay Nişantaşı ve İstanbul’un eğlence merkezlerinde büyüleyici bir tarihi dokuya sahip olan boğaz manzaralı butik oteller The Stay Bosphorus ve Bebek Hotel by The Stay otelleriyle, The Stay, eşsiz bölgelerde yeni keşifler için farklı kapılar aralıyor. Kültürün sanatla buluştuğu, misafirlerini özel hissettirmeye koşullanan hizmet anlayışı ve özgün mimari detayları ile The Stay, misafirlerine ilham veren, samimi ve tasarım odaklı mekanlarda unutulmaz ve heyecan verici konaklama deneyimi sunuyor.  

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    e-gazete
    • Sinematur - 05 Ocak 2015 Manşeti
    KARİKATÜR
    ARŞİV