16 Ekim 2021 Cumartesi

Arter'in yeni seminer dizisi başlıyor!

‘’Boynumuz Kıldan İnce Değil’’

Funda Alkan Cumbul 'Her yıl 500 bin kadın seks köleliği için satılıyor ve halen dünyada milyonlarca seks kölesi var' diyerek tepkisini resmediyor.

26 Mart 2014 Çarşamba 12:52
‘’Boynumuz Kıldan İnce Değil’’
Funda Alkan Cumbul ‘’Boynumuz Kıldan İnce Değil’’ Resim Sergisi ile 27 Mart - 19 Nisan 2014 tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde…

 

Sanatçı Serginin adı olan ‘’Boynumuz Kıldan İnce Değil’’i şu şekilde açıklıyor;

 

Bir uygarlığın seviyesini ölçmek istiyorsanız, kadının yaşam standartlarına bakmanız yeterli olacaktır. Uygarlık yalnızca teknolojik gelişmeler, eğitim seviyesi, ekonomik açıdan kalkınma gibi ölçütler barındırmaz. Bir yeri uygar olarak nitelendirebilmek için ahlaki değerlerin de oturmuş olması gerekir. Geçmişten günümüze varılan noktada, birçok açıdan gelişsek de, kadınların değeri, onlara nasıl davranılması gerektiği yeterince anlaşılmamakla beraber kadınlar hor görülüyor. Günümüzde kadına yönelik şiddetten teknoloji sayesinde fazlasıyla haberdar olabiliyoruz ama maalesef bir yerlerde bizim hatta belki de kimsenin haberi dahi olmayan pek çok kadın daha var.

 

Her yıl 500 bin kadın seks köleliği için satılıyor ve halen dünyada milyonlarca seks kölesi var. Bu bir sektör haline gelmiş olup, ticaretinden sağlanan rant 100 milyar dolar olarak biliniyor. Çoğu ülkede genç yaşta evlendirilen, fuhuşa zorlanan, bir canlıdan çok bir mal muamelesi yapılan kadınları görüyoruz.

 

Çağımızın gelişmişliğinden övünürken, kadına karşı tutumun geriliği nereden geliyor? Günümüzde çeşitli kuruluşlarla kadınımızın sesinin daha gür çıktığı her ne kadar doğru olsa da, bu insanları bilinçlendirmeye yetmiyor. Gencecik kızların önlerindeki rengarenk dünya siyaha boyanıp, töreler uğruna aileleri tarafından daha hiç tanımadıkları satılıyorlar ve her türlü şiddete maruz kalıyorlar. Kadınların duyguları, yaşantıları, düşünceleri, umutları çöp muamelesi görüyor adeta. Her insan imkanları çerçevesinde iyi bir eğitim görmeyi ve sonrasında hayatını o doğrultuda şekillendirmeyi hak eder. Ancak zihniyet değişmediğinden, kadınların hayatı tanımaya, aşık olmaya, gülmeye, kendilerini keşfetmelerine imkanları olmuyor. Kısacası kadınlar, insanlıktan ve onun getirdiği değerlerden men ediliyorlar. Zamanla bazı kadınlar direnmeye başladı. Yapılan haksızlıklara tahammül edemeyen bu kadınlar, ‘’yapamazsın’’ denilen tüm işlerin üstesinden gelmeye başladılar. ‘’Açamazsın’’ denilen tüm kapıları, akılları ve yüreklerinin yardımıyla açmayı başardılar. ‘’Bakamazsın’’ dedikleri pencerelerden, yere eğilmiş başlarını kaldırarak, büyük bir cesaretle ileriye çevirdiler yüzlerini. ‘’Biz kimsenin kölesi değiliz’’ dediler. Gittikçe de çoğalıyorlar, çünkü kendilerine inanıyorlar ve güçleniyorlar. Evet, günümüzde hala bu gücü bulamayan kadınlar var. Gücü bulsa da çaresizliğin pençesinden kurtulamayan, dünya akıl çağına girmişken hala şiddetin en vahşi ve en sadist hallerine maruz kalan, sayısı yalnızca ülkemizde 2013 senesinin son 6 ayında 26 bin olarak gözüken binlerce kadın var. Hala 500 bin küçücük, daha çocukluğunu yaşayamadan gelin olmuş hayatlar var.

 

Ama ben kadının gücüne inananlardanım. Gelecek kadının elinde. Kadının her alanda eşit olacağı, değer gördüğü, bir dünyanın çok daha renkli, eğlenceli ve adil olacağına inananlardanım.

Kadınlar; narindir, kırılgandır, değerlidir. Bir kadında kocaman bir yürek, sevdikleri için kıldan ince bir boyun vardır. Ancak hiçbir haksızlığın, dayatmanın, sevgisiz adamların gösterdiği şiddetin, toplum baskısının karşısında;

 

‘’BOYUNLARI KILDAN İNCE DEĞİLDİR.’’

 

Sanatçı, 1956 yılında İzmir’de doğdu. Yükseköğrenimini 1979 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Resim Bölümü Grafik Ana Sanat Dalından mezun olarak tamamladı.

 

İzmir Özel Türk Koleji ve Obje Sanat Galerisinde resim öğretmenliği yaptı.

 

Kişisel sergilerinin yanında birçok karma sergiye de katıldı. Ayrıca İzmir Sanatçılarıyla Su Grubuna dahil olup yurtiçinde sergilere ve yurt dışında bienallere katıldı. Yardım amaçlı etkinliklerde bulundu.

 

Resimlerinde yaşamı gözden geçirmek adına, sevginin yaşarken geliştirilmesi gereken en önemli nitelik olduğunu vurgulayarak, duygularını fırçası ve boyaları ile ölümsüzleştirmeye çalışıyor.

 

Bütün resimlerini geçmişte yaşanmışlığı yaşatmak adına antikalaştırıyor. Halen kendi atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    e-gazete
    • Sinematur - 05 Ocak 2015 Manşeti
    KARİKATÜR
    ARŞİV