19 Kasım 2017 Pazar

Uluslararası Boğaziçi Film Festivali başlıyor!

HAFTANIN FİLMLERİ...

14 NİSAN 2017 TARİHİNDE GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER...

11 Nisan 2017 Salı 16:08
HAFTANIN FİLMLERİ...

HIZLI VE ÖFKELİ 8




Sinemanın hiç bitmeyecekmiş gibi duran serilerinden olan ‘Hızlı ve Öfkeli/Fast and Furious’ nihayet sekizinci bölümüyle de seyircisiyle buluşuyor. Serinin yedinci filminin çekimleri esnasında hayatını kaybeden Paul Walker’ın hüznünü kalbine gömüp, ‘Kalanlarla yola devam’ diyen yapımın yönetmen koltuğundaki isim, F. Gary Gray. Temel çekimlerini İzlanda’da başlatıp Küba-Havana’da sürdüren yapımda Vin Diesel, Dwayne Johnson, Charlize Theron, Michelle Rodriguez, Helen Mirren, Jason Statham gibi isimler rol alıyor. Chris Morgan’ın senaryosuyla beyazperdeye taşınan 136 dakikalık ‘Hızlı ve Öfkeli 8’in konusuna gelince…

Kadrosuna Helen Mirren ve Charlize Theron’u da ekleyen film, seyirciyi ekibin en zorlu göreviyle baş başa bırakıyor. Bu zamana dek karşılaşmadıkları türden bir engelle baş etmek durumunda kalan kahramanlarımızı bekleyen tehlike, ailenin dağılması! Suça bulaşmış olan ekip artık suçtan uzak, sakin bir hayat yaşama kararındadır. Dünya turu yapan ekip her ekip üyesinin temize çıkmasıyla birlikte normal hayatlarına geri döner.  Dom ve Letty evlenip balayına giderlerken Brian ve Mia da tüm bu hengâmeden emekli olmaya karar vermişlerdir. Ancak, bu huzurlu yaşama kararı uzun sürmez. Gizemli bir kadın olan Chiper, Dom’u hedef almıştır. Dom da garip biçimde bu gizemli suçlu Cipher’ın etkisi altına girip ekibine sırtını döner. Dom’u tekrar suça bulaşmaya ikna eden Chiper, onu sevdiği ve güvendiği insanlardan da ayıracaktır. Artık Dom’u durdurmanın tek yolu ekibin geri kalanının onun peşine düşmesidir. Hobbs ve Letty önderliğindeki ekip, bu sefer Dom’u durdurmaya çalışacaktır.

VİZYON TARİHİ: 13 NİSAN 2017-04-11

https://youtu.be/Ep2GLzeswLU

 

‘YAŞAMAK GÜZEL ŞEY’…




Mars Dağıtım aracılığıyla beyazperdede yerini alan ‘Yaşamak Güzel Şey’, Mandıra Filozofu filmleri ile dikkat çeken Müfit Can Saçıntı'nın yazıp yönettiği ve başrolünde yer aldığı… Komediyle duygusallığı harmanlayan türden bir yapım. Günay Karacaoğlu, Ayşegül Atik, Reha Özcan, Yasemin Conka ve Zihni Göktay’ın başrollerde yer aldığı film sorgulamalarla dolu, kapitalist düzene yönelik eleştirileri sıralayan bir içeriğe sahip.
yaşam koşullarına boyun eğen pısırık bir adam olan Müfit'in, başına gelen talihsiz bir olayla yaşamın güzelliklerini keşfetmesini konu alıyor.

https://youtu.be/UPXlezbROhw

 

MEZECİ ÇIRAĞI




Senaryosu ve yönetmenliği Battal Karslıoğlu’na ait olan filmin oyuncu kadrosunda Yusuf Atala, Murat Ercanlı, İsmail Arda İrman, Süleyman Kabaali gibi isimler bulunmakta. Markasını dünyaya tanıtan Minteks’in sahibi Özkan İrman’ın Bursa-Pirinç Hanı’nda mezeci çıraklığı yaptığı çocukluk yıllarına ait gözlemlerinden izler taşıyan ve Mezeci İsmail Hakkı ile oğlu Özkan etrafında dönen hikâyeleri konu alan 105 dakikalık filmin özeti şöyle:

Özkan, henüz oyun ile işin ayrımını tam yapamadığı yaşlarda, üç tekerlekli seyyar arabasıyla hayata tutunmaya çalışan babası Mezeci İsmail Hakkı’nın yanında ücretsiz iş gücüdür. Bir zamanlar tahıl satılan Pirinç Hanı, o günlerde artık adını taşıyan bir hayat sürmüyordur. Ayakkabıcısından marangozuna kadar; herkesin işi çok ağır, şartları çok zordur… Mezeci Çırağı Özkan da bir yandan çokça devirdiği askıların azarını işitirken, bir yandan da 1970'li yılların Pirinç Hanı'nda esnafın gündelik yaşantısını sessizce kaydetmektedir. Pirinç hanı, bir avuç esnafın dostluklarına, kavgalarına, kahkahalarına tanık olurken; hanın iki delikanlısı Kula ve Halil'in arasında başlayan soğukluk da herkesin dikkatini çekmektedir. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen iki dostu düşman eden nedir? Aşk mı, para mı, çaresizlik mi?

Gönül ferman dinlemiyor, Yasemin sevdalısı Metin’e kavuşmak için gün sayıyordur. Ancak Metin, aşkı için kumar huyundan vazgeçecek midir? Aşk acısını iliklerinize kadar hissedeceğiniz, yoksulluk ve çaresizlikle örülü nice hikâye İsmail Hakkı'nın masasında demlenirken; Mezeci Çırağı, daha nelere tanıklık edecek, nasıl bir son yazacaktır bilmeden?

https://youtu.be/7rMGrCvHY2M


OTOPSİ




André Øvredal’ın yönetmenliğini üstlendiği 86 dakikalık ‘Otopsi/The Autopsy of Jane Doe’, kimliği tespit edilemeyen bir cesedin otopsisini gerçekleştiren iki adli tıp çalışanının başından geçenleri anlatıyor.

Bir Virginia banliyösünde, Şerif Burke korkunç bir olay yeri keşfeder; aile evinde gerçekleşmiş üçlü cinayet. Bodrum katında da dördüncü cesedi bulurlar. Kimliği belirlenemeyen cesede geçici olarak Jane Doe ismi verilir.

Tecrübeli tıbbi tetkikçi Tommy, Tilden ve sertifikalı tıbbi teknisyen olan oğlu Austin, Tilden Morgu’nda ve Krematoryum’da beraber çalışırlar. Austin; Şerif Burke, Jane Doe ile geldiğinde kız arkadaşı Emma ile gece dışarı çıkmak üzeredir. Büyüyen medya ilgisi sebebiyle otopsiyi gece yapıp bitirmek ister. Tommy, Emma’nın kızmasına rağmen kalıp yardım eder.

Tommy ve Austin prosedüre başlar. Ayak ve el bilekleri kırılmıştır. Dili kesilmiş ve sağ azı dişi eksiktir. Bedenini kesmeye başladıklarında ise birçok şok edici şeyi keşfederler; ciğerleri simsiyahtır, organları ve cildi yaralarla kaplıdır. Midesinden de üzerinde tuhaf işaretler olan ve kendi eksik dişi içinde olan bir kumaş parçası çıkar.

Olaylar kedileri Stanley’nin havalandırma boşluğundan yaralı bir şekilde dönmesiyle daha da garipleşir. Dışarıda bir fırtına başlar; elektrik kesilir ve asansör çalışmaz. Telefonları zorla çalışırken çıkış yollarına düşen meşe ağacıyla olaylar daha da kötüye gidecektir. Tommy kendini kestikten sonra görünmez bir güç onu şiddetle tuvaletin yakınlarına fırlatır. Orada titrerken yapması gereken tek şey bellidir; Jane Doe'u ortadan kaldırmak.

https://youtu.be/mtTAhXuiRTc

 

KARTAL AVCISI KIZ




Otto Bell'in yönettiği belgesel Kartal Avcısı Kız, Moğolistan'ın Bayon-Ölgii bölgesinde yaşayan Ayçolpan'ın hikâyesiyle asırlardır süregelen kartal eğitme geleneğine odaklanıyor.

Dev pençeleri ve jilet gibi keskin gagaları ile vahşi kartalları eğitmek size imkânsız gözükse de Kazaklar bunu yüzyıllardır yapıyor. Moğolistan'ın Bayon-Ölgii bölgesinde ise bu geleneğe en sadık kalan Kazaklar yaşamaktadır. 13 yaşında, göçebe bir ailenin çalışkan kızı Ayçolpan da bu geleneğe gönül vermiş Kazaklardan biri. Fakat onun özelliği 12 nesil boyunca babadan oğla geçmiş bu geleneğin ilk kadın mirasçısı olmaktır. Dağların tehlikeli yamaçlarında anne kartallar tehditkâr şekilde uçarken Ayçolpan bu idealini gerçekleştirmek üzere yapması gereken şeyi cesur ve kararlı şekilde yapar ve kendi yavru kartalını yakalamayı başarır. Bu, kartalını eğitmek için babası ile girişeceği zorlu ve uzun eğitim sürecinin henüz ilk adımıdır. Nefes kesici atmosferi ve çok özel gerçek görüntüleri ile bu belgesel film Ayçolpan'ın kişisel yolculuğuna ışık tutarken evrensel bir sinema dili yakalamayı başarıyor.

https://youtu.be/KRFGhpYh9IM

 

DEHŞET ODASI




Geçen sene hayatını kaybeden Anton Yelchin ve Imogen Poots'un başrolünü paylaştığı korku filmi Dehşet Odası'nın yönetmenliğini Jeremy Saulnier üstleniyor.

Punk Rock grubu Neo Nazi'lerin işlettiği bir barda şarkı söylemeye giderler, fakat bir cinayete tanık olurlar. Saldırgan gruptan kaçmak için kendilerini bir odaya kilitleyen gençleri korkunç bir gece beklemektedir.

https://youtu.be/0-RPb73uWm4 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    SAYFALAR
    e-gazete
    • Sinematur - 05 Ocak 2015 Manşeti
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV